Gebelikte over kistleri

GEBELİKTE YUMURTALIK (OVER) KİSTLERİ

HAMİLELİKTE YUMURTALIK (OVER) KİSTLERİ
Gebelikte yumuırtalık kistlerinin ortalama görülme insidansı 1000 gebelikte birdir. Gebelikte en sık tespit edilen kistler folliküler veya korpus luteum kistleridir.

Bu kistlerin büyük çoğumluğu gebeliğin 14. haftasından önce kaybolur. Büyüklüğü 6 cm’den fazla olan kistler %60 oranında kaybolmadan kalırken, 6 cm’den küçük kistler %90 oranında kendiliğinden kaybolurlar.

Bu tür kistlere gebelikte rastlandığında genellikle 18. haftaya kadar beklenir çünkü 18 . gebelik haftasına kadar kistlerin çoğu kaybolur, ayrıca kaybolmayan kistler için gerekecek ameliyatın fetus ve anneye zarar verme riski bu haftalarda çok azalır. Bu haftalardan önce ameliyat daha risklidir.

Gebelikte over kistleri en sık ağrıya neden olurlar bunun dışında yumurtalığın ve kistin dönerek burkulması (torsiyon), kist içine kanama, enfeksiyon da görülebilir.

Tedavi:
Gebelikte ortaya çıkan yumurtalıkla ilgili bir kitlenin tedavisi hastanın şikayetlerine, gebelek yaşına, kitlenin boyut ve özelliklerine bağlıdır. Erken gebelikte tespit edilen küçük kistler (8 cm’den küçük) genellikle fonksiyoneldir ve izlenirler. Ancak torsiyon (burkulma), rüptür (patlama), hemoraji (kanama) gibi durumlar gerçekleşirse acil cerrahi girişim gerektirir. Kitleler 7-8 cm’den büyük, solid, iki taraflı veya 15-18 haftalara kadar kaybolmamışsa ameliyat yapılabilir. Ameliyat için en uygun zaman 18. hafta civarıdır. Bu haftalarda palasentanın hormonal fonksiyonunu tamamiyle korpus luteumdan devralması nedeniyle korpus luteum kistleri kaybolmaktadır. Kist kötü görünümlü ise kanser şüphesi taşıyorsa veya boyutlarında büyüme saptanırsa 18. haftdan önce ameliyat edilmelidir.

Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde myomlar

GEBELİKTE MİYOM

HAMİLELİK VE MİYOM (MYOMA UTERİ)
Gebeliklerin %5-10’unde rahimde miyom vardır. Büyük bir çoğunluğu gebeliği etkilemez. Ancak büyük olduklarında sorunlar başlar. Düşüğe, erken gebelik kanamalarına, erken doğum eylemine, plasenta yerleşim anomalilerine, erken membran rüptürüne, plasenta dekolman ve retansiyona neden olabilirler.

Miyom hamilelik sırasında büyür mü?
Miyomların %30’u gebelik esnasında büyür ve bu büyüme ilk 10 haftada en sıktır. Myomu olan hastaların çoğunda gebe kaldıktan sonra doğuma kadar myom boyutlarında bir değişiklik olmaz.

Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde myomlar bazılarında büyüyebilir, vasküler yetmezlik ve sonucunda dejeneratif değişikliklere gidebilir. (Kırmızı dejenerasyon) Klinik olarak bu sıklıkla ağrı ve lokalize hassasiyete neden olur, ancak erken (preterm) doğumu da başlatabilir. Yatak istirahati ve ağrı kesiciler hemen daima ağrıyı durdurmada başarılıdır, fakat tokolitikler sancıları durdurmak için gerekebilir.

Doğum sırasında leiomyomlar uterin tembelliğe, fetüsün pozisyon bozukluklarına, doğum kanalının obstrükte olmasına neden olabilir. Büyük servikal veya istmik myomların varlığında sezaryen gerekebilir. Leiomyomlar doğum sonrasındaki etkin uterus kontraksiyonlarını bozarak, kanamaya neden olabilirler.

Sezaryen sırasında myomun yeri ve büyüklüğü uygunsa alınabilir. Fakat bazı myomlar gebelikte rahim fazla kanlandığı için aşırı kanamaya sebep olabilir o yüzden sezaryen sırasında her zaman myomların alınması (myomektomi) tercih edilmez.

Gebelikte myoma bağlı artan riskler:
Gebeliklerin yaklaşık %10’unda myom vardır ve myom olan gebeliklerin çoğunluğunda hiçbir problem yaşanmaz. Ancak nadiren myoma bağlı olarak hamilelikte aşağıdaki riskler görülebilir:
– Abortus
– Preterm eylem (erken doğum)
– Malprezentasyon
– Plasenta previa
– Dekolman plasenta (plasenta arkasında bulunan myomlar)
– Uterin atoni riski artar

Doğumdan sonra diabet devam eder mi

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) ŞEKER HASTALIĞI (DİYABET, GDM)
HAMİLELİĞE BAĞLI ŞEKER HASTALIĞI (GESTASYONEL DİABETES MELLİTUS)
Şeker hastalığı (diyabet) kanda normalden yüksek şeker düzeyleri ile karakterize bir durumdur. Bazı kadınlarda hamile kalmadan önce diyabet mevcuttur, buna pregastasyonel diyabet denir. Bazı kadınlarda ise şeker yüksekliği gebelik sırasında ilk defa başlar, buna gestasyonel diyabet denir. Her 200 gebelikten birinde pregestasyonel diyabet olduğu, ek olarak her 200 gebe kadından 5’inde gestasyonel DM (gebelik seyri sırasında diabet) geliştiği tahmin edilmektedir.

Eğer gebe kalmadan önce diyabetiniz var ise, gebelik süresince kan şeker düzeyinizi kontrol altında tutabilmeniz öncekine nazaran daha zor bir hale gelebilir. Hamilelik döneminde insülin dozunuzu değiştirmeniz gerekebilir.

Gebelikte diyabete bağlı oluşabilecek problemler:
– Kandaki yüksek şeker düzeyi bebeğin çok irileşmesine neden olabilir. İri bebeklerde doğum öncesinde ve sırasında daha çok problem ortaya çıkma riski vardır. İri bebeklerde sezaryen gerekme riski daha yüksektir. Ayrıca doğum sırasında omuz takılması, doğum travması, doğum eyleminin uzaması da iri bebeğe ait risklerdir.
– Gebelikten önce diyabetik olan hastalarda yani pregestasyonel diyabet hastalarında bebekte bazı anomalilerin görülme riski artar. Ancak gebelikte başlayan gestasyonel diyabet (GDM) bebekte anomalilere neden olmaz veya çok hafif ilgili olabileceği konusunda şüpheli araştırmalar vardır (kaynak).
– Diyabet olan gebelerde gebelik esnasında preeklampsi (yüksek tansiyon) gelişme riski artmıştır.
– Erken doğum riski artmıştır.
– Ani bebek ölümü meydana gelebilir
– Doğumdan sonra RDS (bebekte akciğer yani solunum) sıkıntısı gelişebilir. Diyabetik anne çocuklarında akciğer gelişimi gecikir.
– Doğumdan sonra bebekte hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ve bilirubin yüksekliği, polisitemi (bebekte kan hücrelerinin fazlalığı) gelişebilir
– Pregastasyonel (gebelik öncesi) diyabet hastalığı olanlarda plasental fonksiyon yetersizliği ve bunun neticesinde bebekte IUGR (gelişme geriliği) meydana gelebilir.
– Diyabetik gebeliklerde polihidramniosa sık rastlanır. Pregestasyonel diyabette oligohidramnios da gelişebilir.
– Anne karnında ani fetal ex meydana gelebilir.
– Preeklampsi, ketoasidoz gibi nedenlerle maternal mortalite artmıştır.
– Diabetik gebelerde üriner sistem enfeksiyonu, solunum yolu enfeksiyonları, doğum sonrası puerperal enfeksiyonlar ve yara yeri enfeksiyonu riski artmıştır.
– Diabetik ketoasidoz meydana gelebilir. Diabetik hamilelerde aşırı bulantı kusma, enfeksiyonlar, beta mimetik veya steroid ilaçlar diabetik keteoasidoza zemin hazırlayabilir.

Eğer gebelik öncesinde ve süresince doğru bir tedavi alıyor ve düzenli kontrollerinizi yaptırıyorsanız, sağlıklı bir bebek doğurabilme şansınız yüksektir.

Belirtiler:
Pek çok gebe kadın diyabetin belirtilerini fark etmemektedir ve bu durum tahlillerle anlaşılmaktadır ancak susuzluk hissi, kilo kaybı, çok fazla yemek yemek, çok fazla miktarda idrar yapmak, yorgunluk gibi belirtiler olabilir.

Diyabeti olan bir kadın gebe kalırsa, gebelik esnasında hastalığın kontrolünün zorlaşacağını ve daha kötüleşebileceğini bilmelidir.

Tanı:
Tanı için glukoz yükleme testleri (şekerli su testi) denilen testler yapılır. 24-28. gebelik haftasında bütün gebelere tarama amaçlı 50 gr. glukoz testi yapılır. 50 gram glukoz yükleme testi sadece tarama testidir kesin olarak diyabet tanısı koydırmaz. 50 gram glukoz testi değeri 140’dan yüksek çıkanlara 100 gram glukoz tolerans testi yapılır. 100 gram glikoz testinin sonucuna göre diabet tanısı koyulabilir. Bu testler ayrı bir başlık altında detaylı olarak anlatılmıştır.

Tedavi:
Gestasyonel diyabet tedavisi için bazen diet yeterli olur. Diyet yeterli olmadığı zaman ise insülin tedavisine geçilir. Tablet şeklindeki şeker düşürücü ilaçlar gebelikte kullanılamazlar.
Gebelikte insüln kullanımı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Doğum nasıl ve ne zaman olmalı?
Diyabetik gebelerde eğer bir anormallik yoksa, sezaryen gerektirecek başka bir durum yoksa doğum normal doğum şeklinde ve normal zamanında yaptırılır. İri bebek (makrozomi) ya da anne kemik yapısının uygunsuzluğu gibi durumlarda sezaryen gerekebilir. Diyabetik gebeliklerde erken doğum riski artmıştır.

Doğumdan sonra diabet devam eder mi?
Çoğu kadında bebeğin doğumunu takiben bu durum geçer. Gebeliklerinde gestasyonel diyabet tanısı konmuş annelere doğumdan 6 hafta sonra 75 gram glukozla OGTT (şeker yükleme testi) uygulanır. Bu testle şeker hastalığının devam edip etmediği öğrenilir. Bu test normal çıksa bile annenin sonraki gebeliklerinde ya da hayatının ileriki dönemlerinde şeker hastalığına yakalanma riskinin diğer insanlara göre daha fazladır. Gebelikte diyabet olan hastalarında yaklaşık yarısında 20 yıl içerisinde aşikar diyabet hastalığı gelişir.
Gebelik öncesinde diyabeti olanlar doğumdan sonra gebelik öncesindeki durumlarına tekrar döneceklerdir muhtemelen.

İleriki yıllarda çocukta diabet (şeker hastalığı) gelişme riski yüksektir:
– Diabetik anneden doğan çocuklarda diabetik olmayan anne çocuklarına göre ileride Tip 2 diabet ve GDM gelişme riski 20 kat ­ artmıştır.
– Gebe iken diabetli olan annenin çocuklarında diabet gelişme riski %33’tür.